Hamilelik problemleri ve Hamilelikte Alkol
Pazar, 30 Ocak 2011
Hamileliğin ilk günlerinde bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklar görülebilir. Hamileliğin ilerleyen safhalarında nefesalış-verişlerde problem, bel ağrısı yüksek tansiyon, ishal, kabızlık, hamilelik diyabeti, karında gerilim ve iç kanamalar görülebilir. Cenin tarafından aşırı oranda mineral harcanması ve nedeniyle baldır krampları görülebilir.
Hamile kadınlardaki östrojen hormonunun artması nedeniyle ara dokular açılır ve genişler ve vücut böylece kendini doğuma hazırlar. Bunun neticesinde bacaklarda şişme, variz ve makatta basur ortaya çıkabilir ve hijyene dikkat edilmezse vajinada mantar yayılabilir. Hamile kadınlardaki hormonların değişmesi nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar görülebilir. Hamile kadınların alkol, sigara ve kimyasal ilaç kullanmaları çocuğun organik veya psikolojik özürlü doğmasına neden olabilir. Bu nedenle hamilelerin alkol, sigara ve kimyasal ilaçlardan ve hatta fazla siyah çay ve kahveden de uzak durmaları gerekir. 1960-1971 yıllarında contagan alan hamile bayanlardan 15.000?in çocuğu ağır özürlü olarak doğmuşlardır. Read More
Alkol:
Alkolik annelerin çocuklarının % 90 oranında zekalarının gelişmediği çocukların okul çağında ise anlamakta geri kaldıkları ve konsantre olamadıkları gözlenmiştir. Alkol zade çocukların kafalarının çok küçük olduğu, kaslarının gelüşmediği ve hareketlerini kontrol edemedikleri kanıtlanmıştır.
Alkolün cenin üzerindeki etkileri:
1-) Cenin tam olarak gelişmez ve genellikle özürlü olmaktadır.
2-) Özelikle yüzde tam gelişmemişlik görülmektedir: Göz kapaklarının sarkık, burun sırtının kısa, ve dudakların ince olması vb. Belirgin özelikler.
3-) Kol ve bacaklarda dikkat çekici anormallikler, küçük parmakların daha küçük olması ve ellerin gelişmemesi
4-) İç organlarda hatalı (kusurlu) oluşumlar: Kalpte, cinsel organlarda, ve idrar yollarında anormallikler
Bu yukarıdaki özürlerin hepsi aynı anda ve yoğunlukta alkol zade çocuklarda görülmeyebilir.
Sigara:
Sigar takriben 3.500-4.000 arasında çok çeşitli ve farklı maddeler içermektedir. Bunlardan 40?a yakını kanserojen (kanser yapıcı) olup en tehlikelileri : katran, arsenik, benzol, polonium 210, kadmiyum, ve nitrosaminleri sayabiliriz. Buna ilavetten çok zehirli olan: Siyanürasit, kurşun ve karbonmonoksiti sayabiliriz. Karbonmonoksit kandaki oksijeni azaltır, çünkü karbonmonoksit oksijenden 300 kat daha büyük bir güçle hemoglobine adeta yapışır ve oksijeni dışlar. Böylece oksijen yetersizliği ortaya çıkar.
Sigaranın ceninler üzerindeki etkisi:
1-) Özürlü olabilir
2-) Erken doğuma neden olabilir.
3-) Düşük yapmaya neden olabilir.
4-) Çocuğun hastalıklı ve cılız olmasına neden olabilir.
Sigara içilen ortamdaki bebeklerde:
1-) Akut nefes yolları hastalıkları
2-) Bronşit ve zatürree
3-) Kronik ortakulak iltihaplanması
4-) Astım ve alerji rahatsızlıklar
5-) Ani çocuk ölümleri
Bu rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı sigara içilen oramda büyüyen bebeklerde görülmektedir.
Hamilelik problemlerini tedavi:
1-) Karın ve bacaklardaki yırtılmaları önlemek için çok az badem yağı ile karın ve bacaklar oranlanır.
2-) Kabızlığı önlemek için keten tohumu alınır.
3-) Düşük yapma tehlikesi olanları sabine tentürü ile tedavi edilebilir. (Bunun dozajı ve kullanma süresi önemlidir.)
4-) Şayet rahim büyümez ve cenini sıkarsa kadın kökü tentürü kullanılır.
5-) Hamilelik sırasında hamilelerde iyot yetersizliği çocuğun geri zekalı olmasına neden olabilir. Bu nedenle iyotlu tuz alınmalı, deniz ürünleri ve çilek yenmelidir.
6-) Çocuğunun güzel olmasını isteyenler ayva yemelidir.
7-) Hamile bayanlarda ortaya çıkabilecek mineral-, vitamin-, aminoasit-, ve enzim yetersizliğine karşı Gökçek Tonik, Gökçek İksiri, zencefil veya ZYE kullanılır.
Peygamber Efendimiz: Erkek çocuk isteyenler hanımlarından sonra boşalsın ve kız çocuğu isteyenlerde hanımlarından önce boşalsın buyurmuşlardır. Bu hadisin anlamı bu gün anlaşılmıştır, çünkü iki türlü sperm vardır xy-kromozomu taşıyan spermlerdi bulara erkek kromozomlu sperm veya kısaca erkek sperm denmektedir. xx-kromozomu taşıyan spermlere ise dişi sperm denmektedir.
Erkek sperm daha hızlı hareket eder, fakat kısa ömürlüdür, çabuk ölür. Dişi spermler yavaş hareket eder, fakat uzun ömürlüdür. Şayet erkek hanımından önce boşalırsa, sperm hızlı hareket etse de yumurta henüz ortada olmadığından ölür ve mücadeleyi dişi sperm kazanır ve çocuk kız olmaktadır. Eğer erkek hanımından sonra boşalırsa yumurta rahime gelmiş olacağından hızlı hareket eden erkek sperm hedefe ulaşır ve çocuk erkek olmaktadır.
Eksi bir yöntemde şöyle şayet erkek aşırı yorgun ve kadın dinlenmiş halde cinsel münasebet kurarlarsa, doğacak çocuğun kız olacağı ve erkek dinç, kadın yorgun iken cinsel münasebet olmaktadırsa doğacak çocuğun erkek çocuk olması tecrübe edilmiştir. Şayet cinsel münasebet adet kesildikten sonra 8-15 günler arasında olmaktadırsa.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






